19/1/2008
Sevgi Köprüsü
Bir zamanlar, birbirine bitişik iki çiftlikte yasayan iki erkek
kardeş vardı. Günlerden bir gün bu iki kardeş arasında bir
anlaşmazlık baş gösterdi. İki kardeş arasında o zamana değin ilk kez
görülen anlaşmazlık, giderek büyüdü ve kardeşler arasında ayrılığa
neden oldu. İki kardeş, birbirlerine yalnızca küsmekle kalmadılar,
yıllardır ortaklaşa kullandıkları tarım makinelerine değin sahip
oldukları tüm araç gereçlerini ve mal varlıklarını da ayırdılar. Küçük
bir yanlış anlama sonucu başlayan anlaşmazlığı izleyen ayrılık, giderek
büyüyen bir uçuruma dönüştü ve en sonunda yerini, karşılıklı kullanılan
hoş olmayan sözlere bıraktı. Bunun arkasından da beklenenler oldu ve
kardeşler arasında önce şiddetli bir kavga, sonra da ürkütücü bir
sessizlik yaşanmaya başladı.
Bir sabah, bu iki kardeşten büyüğünün kapısına bir usta geldi. Elinde
büyük bir marangoz çantası vardı. Ev sahibinden geçici bir iş istedi :
- "Yapılacak ufak tefek bir işiniz varsa, size
yardımcı olmak isterim", dedi. "Elimden hemen her iş gelir.
Birkaç gün çalışırım, işi bitiririm." Büyük kardeşin aklına o an
bir "iş" geldi.
- "Evet, sana göre bir işim var" dedi ve küçük
kardeşinin çiftliğini işaret etti. "Şu derenin karşısındaki çiftlik,
komşumundur. Daha doğrusu, benim küçük kardeşime aittir o çiftlik.
Geçen haftaya dek benim çiftliğimle onun çiftliği arasında bir
otlak vardı. Sonra o, buldozeriyle oraya ırmak bendi yaptı ve şimdi
aramızda, otlak yerine, çiftliklerimizi birbirinden ayıran bir dere
var." İş isteyen adam, büyük kardeşin söylediklerini dikkatle
dinledikten sonra sordu :
- - "Benden ne yapmamı istiyorsunuz?" dedi. Büyük kardeş önce kuşkusunu, sonra da kararını açıkladı :
- - "Kardeşim bunu, bana acı vermek için yapmış
olabilir", dedi. "Fakat şimdi ben, onun yaptığından daha büyük bir şey
yapacağım." Bunları söyledikten sonra adamı aldı, ahırların olduğu yere
götürdü ve duvarın dibinde yığılı duran kütükleri gösterdi. "Senden, bu
kütükleri kullanarak, iki çiftlik arasında üç metre yükseklikte bir
çit yapmanı istiyorum" , dedi. "Kaç gün çalışırsan çalış, nasıl
yaparsan yap ama bana öyle bir çit yap ki, gözlerim kardeşimin
çiftliğini artık görmek zorunda kalmasın". İş arayan usta, başını
salladı:
- - "Sanırım durumu anladım, efendim", dedi. "Şimdi
bana çivilerin, kazma küreğin yerini gösterin ki hemen işime
başlayayım.
Büyük kardeş ustaya kazma, küreğin ve çivilerin olduğu
yeri gösterdikten sonra, alışveriş yapmak için kasabaya gitti. Usta
ise, tüm gün boyunca ölçerek, keserek, çivileyerek sıkı bir biçimde
çalışmaya koyuldu. Akşam güneş batarken o işini bitirmiş, çiftlik
sahibi büyük kardeş ise alışverişini tamamlamış, kasabadan dönüyordu.
Çiftliğe gelir gelmez ustanın yaptıklarına baktı ve şaşkınlıktan
gözleri, yuvalarından fırlayacakmış gibi açıldı. Karşısında,
yapılmasını istediği çit yoktu ama, derenin bir yakasından öteki
yakasına uzanan görkemli bir köprü vardı. Biri kendi çiftliğinin
toprağına, öteki küçük kardeşinin çiftliğinin toprağına oturtulmuş
sağlam iki ayak üzerinde, yanlarındaki korkuluklarına varıncaya dek tüm
ayrıntılarıyla yapılmış ve tam anlamıyla "usta işi" denilecek
kusursuzlukta bir köprü uzanıyordu.
Büyük kardeş, hâlâ geçmeyen şaşkınlığıyla bu köprüyü seyrederken,
karşıdan birinin geldiğini gördü. Dikkatle baktığında gelen kişinin,
komşusu, yani küçük kardeşi olduğunu anladı. Kardeşi, kollarını iki
yana açmış olarak köprünün karşı ucundan kendisine doğru yürüyordu :
- - "Benim sana karşı yaptığım bunca haksızlığa ve
söylediğim bunca kötü sözlere karşın sen, bu köprüyü yaptırarak ne
denli iyi ve ne denli büyük bir insan olduğunu gösterdin", dedi
ağabeyine. "Şimdi bir büyüklük daha yap ve sen de kollarını açarak bana
gel..."
Köprünün iki ucundan ortaya doğru yürüyen kardeşler, köprünün ortasında
bir araya geldiler ve özlemle kucaklaştılar. Büyük kardeş bir ara
arkasına baktığında, çantasını toplayıp, oradan ayrılmakta olan ustayı
gördü.
- - "Gitme, dur, bekle" diye seslendi ona. "Sana
yaptıracağım birkaç iş daha var, çiftliğimde..." Usta gülümsedi :
- - "Ben buradaki işimi tamamladım, gitmem gerek", dedi ve ekledi : "Yapmam gereken daha çok köprü var..."
"Köprüleri kurabilecek gücünüz hiç eksik olmasın, Köprüleri kurduktan
sonra da, yıkılmaması için sık sık bakımını yapın, yani sevdiklerinize
zaman ayırın, o köprü yoluyla sık sık gönüllerini ziyaret edin."


Konu: Selam
Merhabalar, Çok güzel bir yazı, ellerine ve yüreğine sağlık, sevgi köprülerini yapacak ustalar oldukça her şey yolunda olacaktır. güzel bir gün ve hafta geçirmeniz dileklerimle, her şey gönlünüzce olsun. görüşmek ümidiyle, A.e.olun, hoşçakalın...
Bağlantı »
Konu: slm
hayırlı ve guzel bır hafta gecırmenız dılegıyle a.e.olun
Bağlantı »
Konu: s.a
Ey kardeşler gelin Hakk'a bugün devran bizim oldu
Koşun aşka koşun aşka bugün devran bizim oldu
Bela aşktır deva aşktır güzel cana seza aşktır,
Ol canana dua aşktır bugün devran bizim oldu
Ağyar seven gülmez imiş aşka eren ölmez imiş
Yardan gayri bilmez imiş bugün devran bizim oldu
Ol dost için ikrar verdik kulluğunda karar kıldık
Aşk ülkesinde yakıldık bugün devran bizim oldu
Bir mürşide ikrar vardır bir özge hayata erdik
Hoş kokulu güller derdik bugün devran bizim oldu
Günleriniz hayırlı ömrünüz bereketli olsun
Bağlantı »
Konu: ..
ne güzel bir hikayeydi.bunu yapmayı da ancak temiz yürekli sevgi ehli olanlar düşünebiliri herhalde.o usta gibi.selam ile..
Bağlantı »
Konu: slm
Merhabalar,kandilinizi kutlar,dualarınızın kabul olması dileklerimle,bu gecenin size ve tüm islam alemine, hayırlara vesile olmasını dilerim. A.e.olunuz, hoşçakalın...
Bağlantı »
Konu: Slm..
Hazreti Muhammed'in ahlakı,
Hazreti Süleyman'ın saadeti,
Hazreti Eyyub'un sabrı,
Hazreti Yusuf'un güzelliği,
Hazreti Hamza'nın cesareti,
Hazreti Ömer'in adaleti,
Hazreti Ali'nin bilgisi ve
124 bin Peygamberin duası sizinle olsun...
Peygamber Efendimiz'in (s.a.v.) dünyayı şereflendirdiği gece olan Mevlid Kandiliniz mübarek olsun..
Selametle...
Bağlantı »
Konu: cumanız mübarek olsun
Hz. Ebû Bekir (r.a.)'in tavsiyeleri
Kendisine bu fazîlete nasıl erdiği sorulduğunda verdiği cevap, tasavvufî telakkîdeki ruhî yükseliş,
ahlakî olgunluk ve manevî kemale erişin esaslarını oluşturmaktadır. Buyurur ki:
- Bu fazîlete beş şeyle erdim:
1. İnsanları iki grup olarak gördüm. Bunlardan bir grubu talib-i dünyadır; dünyanın peşinden koşmaktadır.
Bir grubu da talib-i ukbadır; ahiret endişesi taşımaktadır. Ben ise ne talib-i dünya, ne de talib-i ukba oldum.
Talib-i Mevla olmayı tercih ettim. Rabbımın rızasına ermeyi herşeyin üstünde tuttum.
2. Müslüman olduğum günden beri ma'rifet-i ilahiyye ile meşguliyetin ve onun bana verdiği hazz sebebiyle
dünya nimetlerine meyletmedim ve doyasıya yemek yemedim.
3. Yüce yaratıcımın muhabbetinin bana verdiği manevî zevk sebebiyle, ateş-i aşk hararetini
söndürmemek için kanasıya su içmedim.
4. Dünya ameliyle ahiret ameli karşılaştığında daima ahiret amelini dünya ameline tercih ettim.
5. Rasülullah (s.a.)'in sohbetine çok sıkı bir şekilde devam ettim. Daima O' nunla birlikte bulunmaya gayret ettim.
Hicrette arkadaşı, mağarada yoldaşı ve daima sırdaşı oldum.
Vakt-i şerif, Cuma, ömür ve şahsiyetlerimiz,
ahir ve akibet, zahir ve batınlarımız hayrola,
Aşkullah, Muhabbettullah, Marifetullah,
Şevkullah ve Zikrullah gönüllere nakşola efendim
sağlıcakla kalınız efendim.
Bağlantı »
Konu: hayırlı cumalar
Yakınlık ne zamanla ne mekanla sınırlıdır.Eller Allah'a açıldığında akla ilk gelen sevilenlerdir.Aklımda yürüğimde ve duamdasınız.Cumanız mübarek olsun..
Bağlantı »
Konu: selam dost
dost hasreti çekmezdim
ayrılıklar olmasaydı
böyle can çekişmezdim
gönlüm dostta kalmasaydı
dertler beni bogmazdı
bu kadar çok olmasaydı
dünya çekilmez olurdu
can dostlarım kalmasaydı
sevgilerimle
ARİF KAYA
Bağlantı »
Konu: selam
ne güzel yazmışsın eline yüreğine sağlık :)
Bağlantı »
Konu: s.a
"Ben buradaki işimi tamamladım, gitmem gerek", dedi ve ekledi : "Yapmam gereken daha çok köprü var..." İnsanoğlu olarak aciziz yaptığımız hatalarda "usta'nın" bizlerede gelip iş sorması duasıyla inşallah, çok hoş bir yazıydıAllah razı olsun, bu arada listemizede hoş geldiniz..
Bağlantı »
Konu: Merhaba...
Güzel bir site..Yazınız içinde kutlarım sizi...Listenize eklemişiniz eşekkür ederim sağlıcakla kalınız...
Bağlantı »
Konu: ..
bu köprü öyle bir köprü ki aslında bir ayağı sizin yüreğinizde ise diğeri sevdiklerinizin yüreklerinde ve bence tek başına sağlam tutmak istediğinizde dahi ancak kendi tarafınızı sağlam tutabiliyorsunuz.sonrası yıkılma anı.çok mu karamsarım yoksa?yine de Allah yıkılmayan köprüler versin hepimize inşallah.
Bağlantı »
Konu: merhaba
Hayatta en anlamlı söz”BİZ” en anlamsız söz” BEN” dir…Güzel bir hafta dileklerimi sunmaya geldim..Her şey gönlünce olsun
Bağlantı »
Konu: selamlar dost
dostlar geceyi aydınlatan ışık böcegi gibi ışıklarıyla geceyi aydınlatırlar karanlıga inat dostlar sıcaklıgıyla güneşi kıskandırırlar güne inat
dostlar andıkça yanındadır tüm vefasızlara zalimlere inat
sevgilerimle hoşca ve dostca kal
ARİF KAYA
Bağlantı »
Konu: Tebrikler
İçerisinden bir çok ders çıkarabileceğimiz güzel bir hikaye. Teşekkürler
Bağlantı »